birincisi: en arka koltuklardır.böylece otobuse her bineni görebilir inceleyebilir süzebilir
ve içinizden dalga geçebilirsiniz.
diğeri ise otobüse longitüdinal uzanan söförün hemen yanındaki 3 kişilik koltuk grubudur.
burda oturmanın keyfi ise; şoförle muavin arasındaki muhabbeti dinleyebilir
-bu aralarındaki muhabbetler genelde çok saçmadır ve beni hiç alakadar etmez-
yine içinizde dalga geçebilir, diğer otobüslere laf atışlarına sessizden küfürlerine kulak kabartabilirsiniz. yine bugün eve dönerken bir halk otobüsüne bindim.
gözüm direk favori iki koltuk grubuma gitti; arka taraf dolu olunca ön koltuklara oturdum.
otobüs hareket etti ve az sonra önümüze bir VOLKSWAGEN golf marka araç çıktı.
bilir misiniz bilmem güzel bir arabadır. araç modifiye de edilmişti.
içimden aracın ne kadar hoş olduğunu geçirirken şoförün sesini duydum:
"olum güzel araba bea valla çok hoşuma gidiyor" diyordu. ilgimi çekmişti konuşma, bir şoförle ortak bir noktamız vardı, benim beğendim bir arabayı beğeniyordu!
kulağımı diktim, bu sefer muavin:
"evet abi çok hoş görüntüsü, şuanda en az yakan araç diyorlar" dedi.
şaşırdım, muavinle de ortak bir noktamız vardı ve benim bilmediğim şeyler de söylüyordu.
şaka gibiydi şoförle muavinlere karşı olmayan sevgim oluşmaya başlar gibi olmuştu
taaaki şoförün şunları dediğini duyana dek:
"öyle öylee..bizim akraba da bu IVECO 'dan alacaktı ama ISUZU aldı sonradan"
HÖnkkk..
bunu duyunca bianda kendime geldim. bu ikisi volkswagen golf a değilde hemen onun yanındaki yeni model başka bir otobüse bakıyorlardı.
nasıl böyle bir hataya düşmüştüm, nasıl olmuşta şoför ve muavinle ortak noktalarımız olabileceğini bian bile olsa düşünebilmiştim.
neyse..
yolculuğa devam ederken şoförü izlemeye dewam ettim.diğer otobüslede aynı hat üzerinde ilerliyorduk ve yol boyunca şoförümüz o otobüsü izledi. ama nasıl izledi biliyor musunuz?
hani bir kız başka bir kızın yeni elbisesini çaktırmadan inceler ya,
hani ben arabamı sürerken yolda karşıma çıkan FIAT ın yeni çıkardığı aracı izlerim ya,
hani babam annemle çarşıda gezerken genç kızlara bakar ya..
işte öyle birşey..
nasıl bir duygu bilir misiniz? insan hem kıskançlıkla hem de büyük bir sevgiyle bakıyor, imreniyor.
yolumuza devam ederken önümüzdeki otobüs büyük bir atiklikle bir aracı solladı.
sollamasıyla birlikte şoförümün -garibim- yüzünde bir gülümseme belirdi. bu gülümsemeyi de bilirdim, hoşuna gitmişti.
sevdiği birşeyin başarısını görünce hoşuna gitmişti, hayranlığı daha da artmıştı. şoförü öncekinden daha yakın hissetmeye başlamıştım kendime.
ortak zewklerimiz olmasa bile ortak duygularımız vardı.
otobüsün aradaki farkı açtığını görünce garibim de -garibim demek istiyorum artık şoförüme-
bi heyecanla gaza bastı ama nafile.. gürültüden başka bir atraksiyon olmadı..
garibimi incelemeye başlamıştım.
direksiyonun ortasında otobüsün markası yazıyordu:IVECO. ve markanın altında da yapıştırma bir kalp vardı.otobüsün takip ettiği rotayı yazan plakanın arkasına da otobüsüyle çekildiği değişik fotoğrafları yapıştırmıştı..
garibim seviyordu be otobüsünü.. ama nasıl seviyor biliyor musunuz?
hani bir kız alışverişten yeni aldığı elbisesini sever ya,
hani ben arabamı severim ya,
hani babam makarnayı yoğurtsuz sever ya..
işte öyle birşey..
diğer otobüs gözden kaybolmuştu, evime yaklaşmıştık ve oturduğum site görünmeye başlamıştı.
garibime yine kulak kabarttım;
"şu sitedeki evler nasıl ki acaba, güzel midir?" diyordu.
ben eski ben olsaydım "senin çükün yeter mi len o evleri almaya" diyiverirdim kendi kendime..
ama aynı duyguları paylaştığım insana bunları söylemek geçmedi içimden.
"gelin abicim ben orda oturuyorum, evimi gezdirim size bakın beğenirsiniz belki" diyesim geldi.
heyecanlanmıştım. gezip görseler belki beğenirler ve bizim siteden bir ew alırda otururlar,
komşu oluruz garibimle diye bir umut belirmişti içimde.
yol boyunca bana alişan dinletmiş olsada, şimdiye kadar şöförlere karşı yakınlık hissetmeyi hiç becerememiş olsamda yakınlık hissediyordum artık garibime. ama nasıl bir yakınlık biliyor musunuz?
hani serdar ortaç hiç anlamasa bile her klibinde dans eder ya,
hani tayyip hiç beceremese bile ata biner de düşer ya
hani siz bu yazıya hiç gülmeseniz bile özel halk otobüsleri ve şoförler hakkında benzer düşünceleriniz olduğu için yazıya bi yakınlık hissettiniz ya..
işte öyle birşey..










--
Check out my page, comment, and Watch me!
Also, if you're an avid reader and writer, you might enjoy this site: The Experience Project
--
ღ Kristina Kotarski Photography ღ
ღ My Prints ღ
--
Mustafa KemaL DOLASIR
Director & Photographer
http:\\www.mustafakemaldolasir.com
Previous Page1234Next Page